Gazi Üniversitesi, nadir genetik hastalıklar için Türkiye’nin ilk yerli gen tedavisi araştırma ürününün üretimine başladı. Bu tarihi adım, hem ulusal tıp arenasında bir çığır açıyor hem de dünya genelindeki hastalara umut vadediyor.
Türkiye, tıp dünyasında adından söz ettirecek tarihi bir eşiği aştı! Gazi Üniversitesi, nadir görülen genetik hastalıklar için hayati önem taşıyan, ülkemizin ilk yerli ve milli gen tedavisi araştırma ürününün üretimine resmen start verdi. Bu gelişme, hem bilimsel kapasitemizi gösteriyor hem de genetik hastalıklarla boğuşan milyonlarca insana yeni bir umut kapısı aralıyor.
Gazi Üniversitesi Çocuk Metabolizma ve Çocuk Genetik Bilim Dalları ile Prof. Dr. Alev Hasanoğlu Faz-1 Klinik Araştırmalar Merkezi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) desteği ve Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) kapsamında büyük bir iş birliğine imza attı. Amaç; vücut hücrelerine doğru genleri ulaştırmayı hedefleyen (AAV tabanlı), uluslararası standartlarda geliştirilecek bu öncü ürünle, tedavisi henüz bulunamayan genetik hastalıklara yerli bir çözüm sunmak.
Bu dev projenin arkasında, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ile global bir aktör olan Charles River arasındaki güçlü bir iş birliği yatıyor. Bu ortaklık, bilimin sınırlarını zorlayarak, geleceğin tıp teknolojilerini bugünden şekillendiriyor.
Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Ünal, bu kilometre taşı niteliğindeki projeden duyduğu heyecanı şu sözlerle dile getirdi: “Gazi Üniversitesinin 100. yılında, başta ülkemiz olmak üzere bu konuda mağdur olan hastalarımıza ve evlatlarımıza çare olabilecek buluşlar yapılmasını temenni ediyorum.” Prof. Dr. Ünal, klinikleri hakkında Cumhurbaşkanı tarafından verilen ödülü de anımsatarak, “Sadece Türkiye değil, tüm dünyadaki yavrulara önemli yol kat edebileceğimiz, onların yaşam kalitesini yükseltebileceğimiz gen tedavisinde çok önemli yol alınacağına inancımı buradan bildirmek istiyorum” diyerek global vizyonu vurguladı.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Genetik Bilim Dalı Başkanı ve Faz-1 Klinik Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Ezgü, merkezin yaklaşık 5 yıl önce kurulduğunu ve genetik hastalıklarda kullanılan yeni ilaçların güvenlilik ve etkinlik araştırmalarında lider konumda olduğunu belirtti.
Şu anda merkezde, tam 40 farklı ileri tedavi çalışması yürütülüyor ve bunların 12 tanesi doğrudan gen tedavileriyle ilgili. Prof. Dr. Ezgü, “Ülkemizin ilk yerli ve uluslararası kabul görebilecek gen tedavisini üretmeye yönelik çalışmalarımıza başlatıyoruz demiştik. Bugün bu hedefin ilk aşamasını gerçekleştirmiş bulunuyoruz” diyerek gururunu paylaştı.
Peki, bu ilk yerli gen tedavisi ürünü hangi hastalığa odaklanıyor? Prof. Dr. Ezgü, dünyada henüz tedavisi bulunmayan ve “Familial Hiperfosfatemik Tümöral Kalsinozis” adı verilen, vücutta anormal kalsiyum birikimine yol açan nadir bir genetik hastalık için araştırma amaçlı üretimin başladığını müjdeledi. Ancak bu sadece bir başlangıç! Kurulacak altyapı, diğer genetik hastalıklar için de bir platform görevi görecek ve sayısız hastaya umut olacak.
Üretilecek gen tedavisi ürününün tasarımının tamamen Gazi Üniversitesine ait olması, projenin en çarpıcı yanlarından biri. Prof. Dr. Ezgü, “İlacın belirli ürünlerini yurt dışındaki bu kuruluştan temin edeceğiz ve üretimi tamamıyla Gazi Üniversitesinde gerçekleşecek. En önemli özelliklerinden bir tanesi de yurt dışındaki tüm sağlık otoritelerinde onay alma kapasitesine sahip bir ürünü üretme hedefimiz mevcuttur” diyerek, ürünün ulusal sınırları aşan potansiyelini gözler önüne serdi.
Tedavi süreci, önce hücre düzeyindeki çalışmalarla başlayacak, ardından insan düzeyinde araştırmalara geçilecek. Prof. Dr. Ezgü’nün sözleriyle, “Ürettiğimiz ürünün güvenli ve hastalık için yararlı olduğu kanıtlanırsa, başta ülkemizdeki çocuklarımız olmak üzere tüm dünyadaki çocukların kullanımına açılma imkanı doğmuş olacak.”
Gazi Üniversitesi, uyguladığı ileri gen tedavileriyle dünya çapında bir referans merkezi haline gelmiş durumda. Beyin içi gen tedavisi gibi son derece özel ve karmaşık uygulamalarla, dünyadaki 4-5 merkezden biri olmayı başarmışlar. Bu, ekip üyelerinin aldığı sıkı eğitimlerin ve merkezin teknik kapasitesinin bir göstergesi.
Prof. Dr. Ezgü, amaçlarının yalnızca Türkiye’deki değil, tüm dünyadaki genetik hastalığı olan çocuklara umut olabilecek bir altyapı kurmak olduğunun altını çiziyor. Bu girişim, genetik hastalıkların kökten tedavisine giden yolun ilk adımı olarak görülüyor.
Merkez, yurt dışından gelen hastalar için de bir umut adresi. Yaklaşık 12 farklı ülkeden hasta, belirlenen kriterler ve Sağlık Bakanlığı onayıyla Gazi’de tedavi görüyor. Hatta, İsrail’deki zorlu koşullar nedeniyle tedaviye erişimde güçlük çeken Filistinli ve Ürdünlü hastalar da burada şifa buluyor. Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ile Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) de bu sürece tam destek verdiğini belirtmek gerekir.
Ürdünlü 22 yaşındaki Ziad Jalal Masadeh’in babası Jalal Masadeh, oğlunun genetik hastalığı için Türkiye’ye gelmekten duyduğu memnuniyeti paylaştı. İsrail’de yarım kalan tedavilerinin ardından Prof. Dr. Fatih Ezgü’ye yönlendirildiklerini belirten baba Masadeh, “Türkiye’de kendimizi evimizde gibi hissediyoruz. Herkes bizimle çok ilgileniyor. Hem doktorlar hem hastane personeli büyük misafirperverlik gösteriyorlar” dedi.
Masadeh, tedavi için Türkiye veya Almanya seçenekleri sunulduğunda tereddütsüz Türkiye’yi seçtiklerini ve burada kendilerini çok iyi hissettiklerini sözlerine ekledi. Bu içten ifadeler, Gazi Üniversitesi’nin uluslararası arenadaki başarısının ve insani yaklaşımının en somut göstergesi.
Türkiye’nin tıp ve bilim alanındaki bu atılımı, sadece genetik hastalıklarla mücadelede değil, aynı zamanda uluslararası alanda ülkemizin prestijini artırma yolunda da önemli bir köşe taşı oluşturuyor. Geleceğin umut verici tedavileri, artık Gazi Üniversitesi’nin koridorlarından tüm dünyaya yayılmaya hazır!
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.