Türkiye, 2002’den beri kesintisiz sürdürdüğü ITU Konseyi üyeliği için 2027-2030 dönemi adaylığını duyurdu. Seçimler Kasım’da Doha’da yapılacak.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Türkiye’nin Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Konseyi’ndeki üyeliğine adaylığını duyurdu. Ankara’da büyükelçiler ve diplomatik misyon temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen resepsiyonda, Türkiye’nin 2027-2030 dönemi için ITU Konseyi üyeliği hedeflendi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ahmet Hamdi Atalay, Türkiye’nin ITU’nun kurucu üyelerinden biri olarak birliğin misyonunu desteklediğini belirtti. Atalay, “Türkiye, ITU’nun kurucu üyesi olmaktan daima gurur duymaktadır. Birliğin misyonunu tutarlı biçimde destekledik, önemli ITU konferanslarına ev sahipliği yaptık ve 2002’den bu yana kesintisiz olarak ITU Konseyi’nde görev aldık.” dedi. Küresel sorunların ortak eylem gerektirdiğini vurgulayan Atalay, yapay zeka ve yeni nesil ağlar gibi teknolojilerin sunduğu fırsatların yanı sıra karmaşık politika sorularını da beraberinde getirdiğini söyledi. Hiçbir ülkenin bu zorlukların üstesinden tek başına gelemeyeceğini belirten Atalay, güçlü bir uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti. ITU’nun teknolojik değişime yanıt verebilecek güçlü, kapsayıcı ve ileriye dönük bir kurum olarak kalması gerektiğine inandıklarını ifade etti.
Atalay, Doha’da yapılacak ITU Tam Yetkili Konferansı’nda Türkiye’nin B Bölgesi’nden 2027-2030 dönemi için ITU Konseyi’ne yeniden seçilmeyi hedeflediğini söyledi. Güçlerinin, farklı bakış açılarını bir araya getirmek, uzlaşı oluşturmak ve tüm üye devletlere fayda sağlayacak çözümleri ilerletmekten geldiğini kaydetti.
BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, Türkiye’nin sektörel tecrübesini uluslararası iş birliği yoluyla paylaşmayı önemsediklerini ve diğer ülkelerin deneyimlerinden yararlanmayı düzenleyici kapasitelerinin vazgeçilmez bir parçası olarak gördüklerini aktardı. Sektörde 418 işletmecinin faaliyet gösterdiğini ve mobil abone sayısının 103 milyonu, genişbant abone sayısının ise 101 milyonu aştığını belirtti.
Türkiye’nin konumu itibarıyla tarih boyunca yolların, ticaretin ve kültürlerin buluşma noktası olduğunu ifade eden Koçyiğit, “Bugünün Türkiye’si, coğrafyasının kendisine yüklediği sorumluluğun farkında olan ve bu sorumluluğu teknolojiyle buluşturan bir ülkedir.” diye konuştu. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişiminde yer alan ülkenin, bugün bölgesinin önemli bir dijital bağlantı merkezi olduğunu vurguladı. SEA-ME-WE, KAFOS ve MedNautilus gibi uluslararası denizaltı kablo sistemlerinin geçtiği ve kendi haberleşme uydusu Türksat 6A’yı üreten ülkeler arasına katılan Türkiye’nin, teknolojik birikimini karşılıklı ihtiyaç ve öncelikler doğrultusunda dost ve kardeş ülkelerle iş birliğine dönüştürmeye hazır olduğunu dile getirdi.
Koçyiğit, Türkiye’nin 2002 yılından bu yana ITU’nun en önemli idari organı olan Konseyi’nde, Batı Avrupa’yı temsil eden 8 ülke arasında yer aldığını belirtti. Konsey üyeliğini, ülkenin ITU’ya olan katkılarını sürdürmesi ve farklı coğrafyalar arasında yapıcı diyaloğa katkı sağlamak için önemli bir fırsat olarak gördüklerini söyledi. Bu anlayışla Türkiye’nin, Kasım ayında Doha’da düzenlenecek Tam Yetkili Temsilciler Konferansı’nda, 2027-2030 dönemi için B Bölgesi’nden ITU Konseyi üyeliğine yeniden aday olduğunu duyurdu.
Türkiye, 2002 yılından bu yana altı dönemdir kesintisiz olarak temsil edildiği ITU Konseyi’ne 2027-2030 dönemi için yeniden aday oldu. Konsey üyeliği seçimleri, 9-27 Kasım tarihleri arasında Doha’da yapılacak ITU Tam Yetkili Temsilciler Konferansı’nda gerçekleştirilecek.
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.