TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, El Cezire Mübaşir TV’de bölgesel meseleleri masaya yatırdı. Suriye’den Filistin’e, İran’dan Libya’ya kadar birçok konuda Türkiye’nin kararlı duruşunu ve beklentilerini anlatan Kurtulmuş, sınırda teröre asla geçit verilmeyeceğinin altını çizdi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, El Cezire Mübaşir TV ekranlarında bölgeyi ve Türkiye’nin dış politikasını mercek altına aldı. Suriye’deki son gelişmelerden Gazze’deki insani krize, İran’dan Afrika boynuzuna kadar birçok kritik konuda Türkiye’nin kararlı duruşunu ve bölgesel barış vizyonunu anlattı.
Kurtulmuş, Suriye’deki istikrarsızlığın Türkiye’yi doğrudan etkilediğini vurguladı. Baas rejiminin ardından Suriye’de kapsayıcı, kuşatıcı bir yönetimin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtirken, terör örgütlerinin bu ülkeyi bir “cennet” gibi kullanmasına asla izin verilmeyeceğinin altını çizdi.
Meşru Suriye yönetimi ile YPG/SDG arasındaki mutabakata değinen Kurtulmuş, bu tür oluşumların terör faaliyetlerini tamamen sona erdirmesi gerektiğini dile getirdi. “Gelin, Suriye’nin demokratik süreçlerinin bir parçası olun, siyasetin içinde yer alın. Ayrılıkçı bir örgüt olarak değil, ülkenin siyasi bir aktörü olarak yeni Suriye’deki yerinizi alın” sözleriyle YPG/SDG’ye tarihi bir fırsat sunulduğunu ifade etti. Kurtulmuş, Türkiye’nin Suriye Kürtleriyle bir sorunu olmadığını, aksine onların da kimlikleriyle var olmasını desteklediğini vurguladı.
TBMM Başkanı, 102 yıllık Cumhuriyet tarihinde 50 yıl terörle mücadele etmiş bir ülke olarak, sınırların hemen yanı başında terör oluşumlarına asla göz yumulmayacağının altını çizdi. PKK’nın ülkeye yaşattığı büyük mali kayıpları ve can kayıplarını hatırlatarak, “Terörsüz Türkiye, aynı zamanda Terörsüz Bölge demektir” mesajını verdi.
Kurtulmuş, İsrail’in Gazze’deki vahşetini “insanlık tarihinin en büyük soykırımlarından ve etnik temizliklerinden biri” olarak nitelendirdi. Ateşkes ilan edilmiş olsa bile, insani yardımların engellenmesi nedeniyle yaşanan acıların devam ettiğine dikkat çekti. “Küçücük çocuklar, bebekler hayattan koparılıyor, yaşlı insanlar ölüyor” diyerek durumun vahametini gözler önüne serdi.
Filistin davasında Türkiye’nin sarsılmaz desteğinin süreceğini belirten Kurtulmuş, Netanyahu hükümetinin işlediği suçların hesabının uluslararası mahkemelerde sorulacağını vurguladı. ABD yönetiminin ve diğer demokratik ülkelerin Gazze üzerindeki baskıyı artırması gerektiğini ifade etti. Numan Kurtulmuş, “Devran dönmeye başlamıştır ve inşallah bir gün Filistin kazanacaktır” sözleriyle umut mesajı verdi, insanlık cephesinin Filistin’in yanında olduğunu belirtti.
İran’daki gelişmeleri de değerlendiren Kurtulmuş, ülkenin kendi sorunlarını halk katılımıyla çözebilecek büyük bir tarihi birikime sahip olduğunu söyledi. “İran, İranlılarındır” diyerek dışarıdan hiçbir müdahaleyi tasvip etmediklerini, reformların ve yönetim değişikliklerinin İran halkının kararı olması gerektiğini dile getirdi.
İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararına sert tepki gösteren Kurtulmuş, bunun “tam bir İsrail projesi, tam bir emperyalist proje” olduğunu ifade etti. Böl, parçala, yönet mantığına karşı Türkiye’nin bütünleşme, işbirliği ve kaderdaşlık vizyonunu savunduğunu belirtti. Somali halkının gücünü sıfırlamayı amaçlayan bu tür girişimlerin bölge halklarına karşı işlenmiş bir suç olduğunu söyledi.
Libya’ya desteklerini sürdürdüklerini ve Trablus ile Bingazi yönetimleriyle temas halinde olduklarını aktaran Kurtulmuş, bütünleşik bir Libya’nın tüm kesimlerin menfaatine olduğunu belirtti. “Türkiye, Libya petrolünü istiyor” iddialarına ise “Bizim hiçbir ülkenin bir varil petrolünde gözümüz yoktur” yanıtını verdi, Türkiye’nin gönül coğrafyasındaki dostlarının refahını önemsediğini vurguladı.
Mısır’la ilişkilerin önemine değinen Kurtulmuş, İslam dünyasının iki büyük gücü olan bu ülkeler arasındaki sorunların hızla çözülmesi ve ilişkilerin en iyi seviyeye çıkarılması için çaba sarf ettiklerini söyledi.
İslam ülkelerinin karşı karşıya olduğu büyük tehditlere dikkat çeken Kurtulmuş, ortak bir savunma mekanizması geliştirmenin vaktinin geldiğini ifade etti. Savunma sanayisindeki yatırımların bu anlamda önemli olduğunu belirtti.
Netanyahu yönetiminin uluslararası hukuku hiçe sayan saldırgan tutumuna karşı uyarıda bulunan Kurtulmuş, “Siyonist yayılmacılık, Nil’den Fırat’a kadar arzımevud idealini gerçekleştirene kadar silahlarını susturmayacaktır” dedi. Bu durumun Türkiye için bir milli güvenlik meselesi olduğunu ve ülkenin bu saldırganlığa karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası sistemin adaletsizliğine de değinen Kurtulmuş, mevcut sistemin dünyayı taşıyamadığını, adalet eksenli, egemen eşitliği kabul eden yeni bir sistemin kurulması gerektiğini savundu.
TBMM Başkanı, son olarak Suriye halkına, terör örgütlerine ve Suriye yönetimine ayrı ayrı seslendi.
Kurtulmuş, Türkiye’nin gönül coğrafyasındaki tüm dostlarının huzur ve barışını sağlamak, küresel bir adalet sistemi kurmak için çabaladığını ve kimsenin toprağında gözü olmadığını bir kez daha net bir dille ifade etti.
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.