Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mısır lideri Sisi, Kahire’de tarihi bir zirve gerçekleştirdi. İki ülke, ortak vizyonla ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarmayı hedeflerken, bölgesel barış ve istikrar için de kilit rol oynayacak adımları ele aldı. Yoğun diplomasi trafiği, ekonomik atılım hedefleri ve kültürel bağların güçlendirilmesi, Türkiye-Mısır ilişkilerinde yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin ikinci buluşması için gittiği Kahire’de, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile bir araya geldi. Bu tarihi ziyaret, iki ülkenin köklü bağlarını daha da pekiştirme ve bölgesel dengeye katkı sunma arzusunu perçinledi.
Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahire’deki sıcak karşılamadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, misafirperverlikleri için mevkidaşı Sisi ve tüm Mısır halkına içten teşekkürlerini iletti.
Erdoğan, iki ülke arasındaki bin yıllık ortak mazinin sadece halkların refahı için değil, Filistin başta olmak üzere tüm bölgenin istikrarı için de bir kaldıraç olmasını arzu ettiklerini vurguladı. Sayın Sisi ile belirlenen bu ortak vizyon sayesinde, ilişkilerin her alanda ivme kazandığını memnuniyetle gözlemlediklerini ifade etti.
Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin ilk toplantısından bu yana geçen yaklaşık 16 aylık süreç, yoğun bir diplomasi trafiğine sahne oldu. Bu dönemde Erdoğan, Mısır’ı iki kez ziyaret ederken, Dışişleri Bakanları yedi kez bir araya geldi. Diğer bakanlar ve üst düzey yetkililerin de eklenmesiyle, karşılıklı ziyaret sayısı 50’ye yaklaştı. Bugün kabul edilen ortak bildiri ve çeşitli belgelerle, ikili ilişkilerin hukuki altyapısı daha da güçlendirildi.
Mısır, Türkiye’nin Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortağı unvanını gururla taşımaya devam ediyor. Son üç yıldır 8 ila 9 milyar dolar bandında seyreden ticaret hacmini, yakın vadede 15 milyar dolara yükseltme hedefi belirlendi. Türk firmalarının Mısır’daki yatırımlarının 4 milyar dolara yaklaşması ise iki ülke arasındaki ekonomik güvenin önemli bir göstergesi.
Bugün iş insanlarıyla yapılacak forumda karşılıklı yatırım ve iş birliği olanakları detaylıca masaya yatırılacak. Enerji ve ulaştırma gibi stratejik sektörlerde de ortak projelere imza atma arzusu dile getirildi.
Türkiye-Mısır arasındaki güçlenen ilişkiler, turizm sektörüne de gözle görülür bir hareketlilik getirdi. Geçtiğimiz yıl 500 binden fazla turistin karşılıklı olarak misafir edilmesi, halklar arasındaki sıcak bağların somut bir kanıtı. Bu rakamın önümüzdeki dönemde iki katına çıkarılması en büyük temenni.
Mısır halkının Türk kültürüne ve diline gösterdiği yoğun ilgiye Türkiye de karşılıksız kalmıyor. Yunus Emre Enstitüsü’nün İskenderiye şubesinin, TİKA ve TRT gibi kurumların ülke temsilciliklerinin yeniden açılması, bu kültürel etkileşimi daha da derinleştirecek önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.
Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip iki komşu ülke olarak, ikili deniz ticareti ve taşımacılığı, seyrüsefer serbestisi ve deniz güvenliği alanlarında iş birliğini artırma arzusu dile getirildi. Atılacak ortak adımların hem bölgesel barışa hem de iki ülkenin ekonomik ve stratejik çıkarlarına ciddi katkılar sağlayacağına inanılıyor.
Ortak gündemin başında, Filistin davası ve Gazze’deki tarifsiz insani dram yer aldı. Ateşkesin tesis edilmiş olmasına rağmen, insani krizin devam ettiği, 11 Ekim’den bu yana 500’ün üzerinde Gazzeli’nin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Geçen hafta aralarında çocukların da olduğu 30 kişinin şehit olması, durumun vahametini bir kez daha gözler önüne serdi. Şarm el-Şeyh deklarasyonunu sabote etmeyi amaçlayan bu saldırılar ve ihlaller reddedildi.
Türkiye, Gazze’de kalıcı barışı mümkün kılacak girişimlerde Mısır’la omuz omuza çalışmaya devam edeceğini belirtti. İsrail saldırılarıyla tahrip olan Gazze’nin yeniden inşası için de elden gelen katkı sağlanacak. Bu vesileyle Gazze’ye gönderilen insani yardımların bölgeye ulaştırılmasında gösterilen iş birliği için Mısır makamlarına bir kez daha teşekkür edildi.
Görüşmelerde Libya, Sudan ve Afrika Boynuzu başta olmak üzere bölgesel konular da ele alındı. Libya’da kalıcı istikrarın tesisi için ülkenin birlik ve bütünlüğünün korunması, Mısır ile ortak bir hedef olarak öne çıktı. Libyalıların önderliğinde ve sahipliğinde yürütülecek süreçleri destekleme noktasında tam bir fikir birliği mevcut.
Sudan’da ise öncelikle ateşkesin sağlanması, ardından sürdürülebilir bir barışın tesis edilmesi umut ediliyor.
Somali’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan Etiyopya’nın Somaliland’i tanıma kararı kabul edilmedi. Somali Federal Cumhuriyeti’nin ve Somaliland bölgesinin geleceğine yönelik adımların tüm Somalililerin iradesini yansıtacak şekilde atılması gerektiği vurgulandı.
Toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği sağlanmış bir Suriye’nin, tüm bölge için en büyük kazanım olacağı belirtildi. Türkiye, Suriye’deki büyük dönüşümün destekçisi olma kararlılığını sürdürüyor. Mısır tarafından Suriye’nin birliğinin muhafazasına yönelik yapılan açıklamalar isabetli bulundu ve desteklendi.
Komşu İran ile ilgili olarak ise, özellikle dış müdahalelerin tüm bölge için önemli riskler teşkil edeceği kanaati paylaşıldı. İran ile nükleer dosya dahil tüm meselelerin diplomatik yollarla çözümünün en isabetli yöntem olduğu vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, misafirperverliği için değerli kardeşi Cumhurbaşkanı Sisi’ye ve Mısırlı yetkililere bir kez daha teşekkür ederek sözlerini tamamladı. Konsey toplantısında alınan kararların, ülkelerimiz başta olmak üzere tüm bölgenin barış, refah ve istikrarına önemli katkılar sunmasını temenni etti.
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.