Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti grup toplantısında yurt içi ve yurt dışı gündemine dair önemli açıklamalar yaptı. Emeklilerin yüzünü güldürecek adımlar, gençlere verilen müjdeler ve Suriye’deki kritik gelişmeler hakkında konuşan Erdoğan, bayrağa yapılan saygısızlığın hesabının sorulacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yine gündemi sarsan, yüreklere dokunan açıklamalara imza attı. Ankara’daki bu buluşmada, Türkiye’nin iç dinamiklerinden Suriye sahasındaki kritik gelişmelere kadar pek çok konuda samimi ve kararlı mesajlar verildi. Başkan Erdoğan, “Bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız” diyerek milli duruşun altını çizdi ve milletin birlik ve beraberliğine vurgu yaptı.
Sözlerine AK Parti hareketinin fedakar neferlerini selamlayarak başlayan Erdoğan, grup toplantısının hayırlara vesile olmasını diledi. Salonları dolduran coşkulu kalabalığa teşekkür ederek, bu samimiyetin ve muhabbetin 86 milyonun umutlarını çoğalttığını, kendi heyecan ve azmini artırdığını ifade etti. “Rabbim dayanışmamızı daim eylesin, millete hizmet yolculuğumuzda bizlere güç versin” temennisiyle konuşmasına devam etti.
Meclis’in yoğun temposuna dikkat çeken Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın milletin emanetine sıkı sıkıya sahip çıktığını belirtti. Muhalefetin zaman zaman uzlaşmaz ve hukuk tanımaz tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir yol izlediklerini, milletin sorumluluklarını layıkıyla yerine getirmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Ana muhalefeti eleştirmekten de geri durmayan Başkan Erdoğan, “CHP jet sosyetesinin ne millet, ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz” sözleriyle, yönettiği belediyelerdeki iş bilmezlikleri ve israfı gözler önüne serdi. Kendi personeline maaş yerine harçlık verenlerin, tropikal adalarda keyif sürenlerin şov peşinde koştuğunu, ancak milletin gerçeği gayet iyi bildiğini vurguladı.
Erdoğan, en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkaran kanun teklifinin Genel Kurul görüşmelerine başladığını müjdeledi. Teklifin yasalaşmasıyla birlikte geçen ay 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığının, 3 bin 319 lira artışla 20 bin liraya yükseleceğinin altını çizdi. Bu rakamın 2002’deki 66 liraya (40 dolar) kıyasla 480 dolara ulaştığını belirterek, “Bu, geldiğimiz noktanın net bir göstergesi” dedi.
Elbette tüm sorunların çözüldüğü iddiasında olmadıklarını belirten Erdoğan, kiralar ve hayat pahalılığı gibi konulardaki sıkıntıların farkında olduklarını söyledi. Bu sorunlara çözüm olarak, kuraları çekilen 500 bin sosyal konut hamlesi gibi projelerle konut arzını artırmaya çalıştıklarını dile getirdi. Emeklilerin her türlü hizmete ve hürmete ziyadesiyle layık olduğunu vurgulayarak, bütçe imkanları genişledikçe talepleri yerine getirmeye devam edeceklerini ifade etti.
Başkan Erdoğan, “Deprem harcamalarımız azaldıkça elimizde daha fazla kaynak olacak, enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha uzun süre korunacak” sözleriyle, Türk ekonomisinin hedeflere uygun büyüdükçe ortaya çıkan katma değerden herkesin istifade edeceğinin altını çizdi. Emeklilere AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na güvenmeye devam etmeleri çağrısında bulunarak, “Bugüne kadar emeklimizi ihmal etmedik, sahipsiz bırakmadık. Bundan sonra da asla yalnız bırakmayacağız” dedi.
Erdoğan, gençlere yönelik iki önemli müjdeyi de paylaştı. İlki, kredi ve burs oranlarında yapılan çarpıcı artışlardı. 2002’de 45 lira olan burs ve kredi tutarının, günümüzde lisans öğrencileri için 4 bin, yüksek lisans için 8 bin, doktora için 12 bin liraya çıkarıldığını duyurdu. “Gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun” temennisinde bulundu.
İkinci müjde ise “Gençliğin Üretim Çağı” kısa adıyla GÜÇ programıydı. Önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla genci istihdama kazandıracak, 445 milyar liralık devasa bir kaynağın bu programa tahsis edileceğini açıkladı. Bu programla öğrencilerin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek lisesi mezunlarının iş hayatına yönlendirileceği ve yeni mezunların ilk iş tecrübesi riskinin ortadan kalkacağı bir sistemin hayata geçirileceği belirtildi.
Başkan Erdoğan, gençlere destek olma vizyonlarını ana muhalefetin gençleri istismar eden, eylemlerde kullanan ve işleri bitince bir peçete gibi atan tavırlarıyla karşılaştırdı. “Biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin pırıl pırıl evlatlarını karamsarlığa, umutsuzluğa sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz” diyerek kararlılıklarını dile getirdi.
Uluslararası alandaki gelişmelere de değinen Erdoğan, Suriye’deki son durumu detaylı bir şekilde değerlendirdi. SDG adı verilen yapının, 10 Mart Mutabakatı’na uymayarak işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmaya devam ettiğini belirtti. Suriye Hükümeti ile SDG arasındaki müzakerelerin SDG’nin uzlaşmaz tutumu yüzünden olumsuz sonuçlandığını aktardı.
Suriye Ordusu’nun son haftalarda gerçekleştirdiği başarılı operasyonları tebrik eden Erdoğan, Türkiye olarak toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz tek bir Suriye Devleti’nin varlığını her zaman savunduklarını yineledi. Suriye’nin kuzeyindeki ayrılıkçı bir yapıya asla rıza göstermeyeceklerini vurguladı.
Özellikle dikkat çeken nokta ise Nusaybin-Kamışlı sınırında şerefli Türk bayrağına yapılan alçakça saldırıydı. Başkan Erdoğan, bu saldırıya sert tepki göstererek, “Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız” ifadelerini kullandı. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarının gerekli tahkikatları başlattığını, ihmali veya kusuru olanların gerekeniyle karşılaşacağını bildirdi.
Erdoğan, Suriye’deki Kürtlerin Türkiye için öz be öz kardeş olduğunu, onların önceki rejim altında yaşadığı baskıları en iyi kendilerinin bildiğini belirtti. Başbakanlığı döneminden itibaren Kürt kardeşlerimizin haklarını ısrarla gündeme taşıdıklarını, temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladıklarını hatırlattı.
Yeni Suriye Hükümeti’nin de Kürtlere kucak açtığını, Başkan Ahmed Şara’nın yayınladığı kararnamelerle Kürtlerin var olma, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını tanıdığını kaydetti. Ancak terör örgütünün, Kürtlerin refahı yerine kanı ve çatışmayı tercih ettiğini, masum çocukları istismar ettiğini söyledi. “Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz” diyerek Türkiye’nin kararlı duruşunu bir kez daha ortaya koydu.
Erdoğan, Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin, Türkiye’deki Kürt vatandaşlarımızın terör örgütünün provokasyonlarına gelmemesi gerektiğini önemle vurguladı. “Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır” diyerek bu ayrımın altını çizdi. Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” projesiyle kardeşliği pekiştirmeye devam edeceğini belirtti.
“Esas olan bölünme değil, birleşmedir” diyen Başkan Erdoğan, Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer tüm kardeşlerin tarihte olduğu gibi birleşerek bölgenin sorunlarını birlikte çözeceklerini ifade etti. Ortak şemsiyelerinin İslam kardeşliği olduğunu vurgulayarak, Mevlana’nın hikayesinden örnekle, farklı diller konuşulsa da aynı gönül dilinin konuşulduğunu söyledi. “Kimse endişeye kapılmasın, Türkiye Cumhuriyeti dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına gerek yoktur” mesajıyla milletine ve Suriyeli kardeşlerine güven verdi.
Konuşmasının sonunda, hassas günlerden geçildiğini belirterek siyasetçileri ve basın mensuplarını sorumlu davranmaya davet etti. Sosyal medyada körüklenen nefret iklimine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyerek, “En küçük bir hatanın, en küçük bir dikkatsizliğin ciddi sonuçlar doğuracağı adeta bir sırattan geçiyoruz” uyarısında bulundu.
Tüm vatandaşlardan ve sınır ötesindeki Kürt kardeşlerden bu hassasiyeti anlamalarını rica eden Erdoğan, “Rabbim ülkemizi, milletimizi ve Suriyeli kardeşlerimizi muhafaza eylesin. Rabbim bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara fırsat vermesin. Kardeşliğimiz daim olsun” temennileriyle konuşmasını tamamladı.
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.