Moğolistan Kültür ve Sanat Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi işbirliğinde kadim Türkler’in kültürüne ilişkin önemli bir kazı projesi hayata geçiyor. İlteriş Vakfı’nın ana sponsorluğunda; konar-göçerlerin tarihi, kültürü ve sanatı üzerine “Atlılar Kültürü-2024” ortak saha çalışmaları kapsamında “Şovh Uul-2024” kazısı başlatıldı. Projenin Türkiye tarafından yürütücülerinin İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Kürşat Yıldırım ile İstanbul Aydın Üniversitesinden Doç. Dr….

Moğolistan Kültür ve Sanat Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi işbirliğinde kadim Türkler’in kültürüne ilişkin önemli bir kazı projesi hayata geçiyor. İlteriş Vakfı’nın ana sponsorluğunda; konar-göçerlerin tarihi, kültürü ve sanatı üzerine “Atlılar Kültürü-2024” ortak saha çalışmaları kapsamında “Şovh Uul-2024” kazısı başlatıldı. Projenin Türkiye tarafından yürütücülerinin İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Kürşat Yıldırım ile İstanbul Aydın Üniversitesinden Doç. Dr. Elvin Yıldırım olacağı duyurulurken, Araştırmacı-Doktorant Şeyma Sapma’nın da kazı ekibinde olacağı bildirildi. Önemli kazı projesinin Moğolistan tarafının yürütücüleri ise Moğolistan Bilimler Akademisinden Dr. S.Tsolmon, Doktorant B.Ochir ile İstanbul Üniversitesinden Doktorant Zauryeş Ryskhan olarak belirlendi. Kazı heyetinin bilimsel raporu tamamlandıktan sonra elde edilen bulgular bilim dünyasına duyurulacak. KÖKLERİMİZ BOZKIRDA “Atlılar kültürü-2024” ortak saha çalışmaları çerçevesinde, Moğolistan’ın Tuv İli Altanbulag İlçesine bağlı Şovh Uul Dağı ve Tuul Irmağı havzasında bulunan mezar ve anıt alanlarında arkeolojik kazı yapılacağın dile getiren Prof. Dr. Kürşat Yıldırım, “Çalışma sonucunda ortak bilimsel makaleler yayımlanacak. Kazı raporu ise Moğolca ve Türkçe olmak üzere iki dilde olacak. Köklerimiz Hakasya ve Altay Sayan bozkırlarından asırlar içerisinde Anadolu’ya kadar yayılıyor. Türkler’in tarih sahnesine çıktığı dönemden itibaren Kazakistan, Kırgızistan, Baykal Gölü, Altay ve Tanrı Dağları’nın yanı sıra Anadolu’da bile görüyoruz. Yapacağımız kazı geçmişin izlerine ışık tutacak” dedi. TÜRKLER’İN ATA YURDU Prof. Dr. Yıldırım, 5.-8. yüzyıllar arasına ait olduğu tahmin edilen kazı alanının Tunç Çağı’na ait olma ihtimaline değinerek şu bilgileri paylaştı: “İncelediğimiz ve kazı yürüttüğümüz alan, 10×10 metre kare planlı mezar kompleksi. Gömü alanı Tula Vadisi’nde olan bu mezar yaygın olan Plaka Taş Mezar formundan farklı. Burası çok kadim devirlerden beri Türk ve Moğol boylarının yayıldıkları alanlar ve Hunların, Gök-Türklerin, Uygurların ve Moğolların kurdukları devletlerin merkezlerinden.” ANALİZLERE BAŞLANDI “Kazısını yürüttüğümüz kurgan Moğolistan’da çok nadir ve Tula Vadisi’nden başka Arhangai ve Khentii gibi illerde de birkaç tane bulunmakta. Bu bakımdan tek başına kurganın planının ve mezar kompleksi yapısının ortaya çıkarılması bile büyük bir önem arz ediyor. Yüzey kısımlarından derine inildikçe ilk etapta at ve koyun kemikleri bulundu Bunlar radyo karbon analizleri yapılmak üzere derhal laboratuvarlara gönderildi.” Tarihçi Doç. Dr. Elvin Yılrıım ise Türk tarihi ile ilgili en eski bilgilerin Çin kaynaklarında yer aldığına dikkat çekerken, “Bunun nedeni ise konar göçer bir topluluk olan bozkırlı Türkler’in günlük hayatta yazılı kaynak oluşturmaya çok az ihtiyaç duymaları olabilir” ifadesini kullandı. TONYUKUK YAŞAMIŞTI Tarihçi Doç. Dr. Elvin Yıldırım ise Türk Yazıtlarının Tula kıyılarında Dokuz Oğuz yurtlarını haber verdiğini ifade ederken, “Bilge Tonyukuk’un boyunun yurdu da Tula kıyılarıdır, kendi yazıtı bu havalide dikilmiştir. Bu tür tarihi bilgiler bize Tula kıyılarında 5.-8. yüzyıllara ait çok sayıda abidenin tarihi zeminini bildirmektedir. Bu bakımdan kazdığımız kurgandan çıkacak neticeler tarihimiz bakımından büyük önem taşıyor” diye konuştu. [email protected]
Kaynak: Web Özel
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.
Yorum Yap