Eski ABD Başkanı Donald Trump, katıldığı bir galada gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlarla uluslararası ilişkilerden iç siyasete uzanan geniş bir yelpazede dikkat çeken açıklamalara imza attı. Özellikle İran’a yönelik sert uyarıları, Çin ile işbirliği düşünen İngiltere ve Kanada’ya ikazları, Küba hakkındaki karamsar değerlendirmeleri ve Minnesota’daki federal güçlerin durumu hakkındaki sözleriyle gündeme damgasını vurdu.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, eşi Melania Trump’ın hayatını anlatan “Melania” adlı filmin Kennedy Center’daki göz kamaştırıcı gala gösterimi sırasında, kameraların karşısına geçtiği anlarda siyasi gündeme adeta fırtınalı bir dokunuş yaptı. Basın mensuplarının meraklı sorularını yanıtlayan Trump, uluslararası ilişkilerden iç siyasetin hassas dengelerine kadar geniş bir yelpazede dikkat çeken açıklamalara imza attı.
Son günlerde İran ile herhangi bir görüşme yapıp yapmadığı ya da böyle bir planının olup olmadığı sorulduğunda, Trump’ın yanıtı beklenen diplomatik dili aştı: “Görüşme yaptım ve görüşmeyi planlıyorum.” Ancak bu cümlenin hemen ardından Tahran yönetimine yönelik açık ve net bir “uyarı” geldi. Trump, “Şu anda İran’a giden çok büyük ve çok güçlü gemilerimiz var. Onları kullanmak zorunda kalmasak çok iyi olurdu,” sözleriyle gerilimi yeni bir safhaya taşıdı.
İran’a yönelik beklentilerini de dile getirmekten çekinmeyen eski başkan, “Onlara iki şey söyledim. Birincisi nükleer silah yok, ikincisi protestocuları öldürmeyi bırakın. Binlerce kişiyi öldürüyorlar. İki hafta önce 837 infazın durdurulmasını sağladım ama artık bir şeyler yapmaları gerekecek,” diyerek, hem nükleer program hem de insan hakları konusunda kırmızı çizgilerini çizdiğini vurguladı.
Gündemdeki diğer bir sıcak başlık ise İngiltere’nin Çin ile kurmayı planladığı yeni işbirlikleriydi. Trump, bu konuda da sözcüklerini kılıç gibi kullandı. İngiltere’yi kastederek, “Onlar için bunu yapmak çok tehlikeli,” diyen Trump, aynı uyarının Kanada için “daha da tehlikeli” olduğunu belirtti ve ekledi: “Kanada şu anda iyi gitmiyor.” Bu ifadeler, Washington’ın müttefiklerinden Çin ile ilişkilerde nasıl bir duruş sergilemelerini beklediğinin açık bir göstergesiydi.
Eski liderin keskin yorumlarından Küba da nasibini aldı. Küba’yı “başarısız bir devlet” olarak nitelendiren Trump, “Küba için kendinizi kötü hissetmelisiniz. Küba, kendi halkına çok kötü davranıyor. Küba’yı boğmaya çalışmıyorum ama zaten muhtemelen hayatta kalamayacaklar,” diyerek adaya yönelik derin karamsarlığını dile getirdi. Bu sözler, Küba’nın geleceğine dair Washington’ın perspektifini çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.
İç siyasete dönüldüğünde ise Trump, Minnesota eyaletinde tartışma konusu olan göçmen operasyonlarına ilişkin federal kolluk kuvvetlerinin geri çekilip çekilmeyeceği sorusuna kesin bir dille “Hayır, hayır. Kesinlikle hayır,” yanıtını verdi. Ülkeyi “güvende tutmak” adına ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını belirten Trump, sınır güvenliğinden sorumlu “sınır çarı” Tom Homan’ın bölgede “harika” işler yaptığını vurguladı. Ancak hatırlatmak gerekir ki Homan, daha önce yaptığı açıklamada ekiplerin çekilmesinin eyalet yetkilileriyle sağlanacak işbirliğine bağlı olduğunu belirtmişti. Bu durum, federal hükümet ile eyaletler arasındaki yetki çatışmasının hala bir çözüm beklediğini gözler önüne seriyor.
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.