İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı “casusluk” iddianamesi, Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ arasındaki gizemli mesajlaşmaları gün yüzüne çıkardı. Şüphelilerin “Wickr Me” uygulamasını kullanarak yürüttüğü iletişimde, dijital algı operasyonları, siyasi stratejiler ve seçim kampanyalarına yönelik talimatların detayları dikkat çekiyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan “casusluk” iddianamesi, siyaset kulislerinde bomba etkisi yarattı. Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin kullandığı gizemli iletişim ağları ve dikkat çeken mesajlaşmalar dosyaya yansıdı.
İddianameye göre, şüphelilerin “Wickr Me” adlı özel bir mesajlaşma programını kullandığı ve buradaki yazışmaların, birtakım stratejik planların ipuçlarını verdiği belirtiliyor. Peki, bu şifreli dünyada neler konuşuldu, hangi talimatlar verildi?
İddianamenin en çarpıcı detaylarından biri, şüpheliler arasındaki iletişimin nasıl kurulduğuydu. Belgelerde, Hüseyin Gün ile Necati Özkan’ın, WhatsApp üzerinden yaptıkları kısa bir yazışmayla “Wickr Me” programına geçiş yaptıkları ortaya kondu.
Necati Özkan’ın Londra’da olduğu sırada Hüseyin Gün’ün WhatsApp üzerinden İngilizce olarak, “Az önce ilginç bir paylaşımla karşılaştım. W’ne bak” dediği, Özkan’ın ise “Şu anda Londra’dayım. Başkan ile konuşacağım, teşekkürler” şeklinde yanıt verdiği iddianamede yer aldı. Buradaki “W”nin, ikilinin kullandığı “Wickr Me” programını işaret ettiği kaydedildi.
Şüphelilerin “Wickr Me” üzerinde farklı rumuzlar kullandığı da belirlendi. Necati Özkan’ın “Bluestar81”, Hüseyin Gün’ün ise “Jupiter1881” kod adıyla iletişim kurduğu tespit edildi. Bu platformda hem Türkçe hem de İngilizce mesajlaşmaların olduğu görüldü.
İddianamede yer alan “Wickr Me” mesajlaşmaları, adeta bir strateji belgesi niteliğinde. Özellikle İmamoğlu’nun siyasi geleceğine yönelik hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için kurgulanan algı operasyonları dikkat çekiyor.
Mesaj içeriklerinde, Ekrem İmamoğlu’nun açıkladığı politikaların yeterince yankı bulamaması üzerine medya ve dijital destek arayışı ön plana çıkıyor. Bir mesajda şu ifadeler yer alıyor:
“Umarım, İmamoğlu’nun dün açıkladığı politikaları bir yükseltici (amplifikatör) olarak duyuracak bir gazeteci ağınız vardır. Üzgünüm ki, İmamoğlu’nun politika açıklamaları hakkında olması gereken düzeyde sahiplenme, yankı ve muhafazakar etkileşimleri göremiyoruz. Bu destek eksikliğinin nedeni dijital ordunuzun devreye girmemiş olmasıdır. 150 bin gönüllüden oluşan bir dijital ordunuz var ama doğru şekilde kullanılmıyorlar. Onları harekete geçirin veya en azından bu 150 bin kişilik grup içindeki belirlenmiş kilit kanaat önderlerini aktif hale getirin.”
Bu mesajın, İmamoğlu’nun CHP içinde yükselme ve Cumhurbaşkanı adayı olma hedefine yönelik bir “dijital algı operasyonu” düzenlenmesi talimatı olduğu iddia ediliyor.
Mesajlaşmalarda, İstanbul’un belirli ilçelerindeki seçmenlerin nabzını tutmaya yönelik çalışmalar da göze çarpıyor. Hüseyin Gün tarafından gönderildiği belirtilen bir mesajda şunlar yazılı:
“Sultanbeyli, Esenler, Beyoğlu, Eyüpsultan, Kağıthane, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar’daki memnuniyetsiz AK Parti seçmenleri şu anda İmamoğlu’nun politikalarının onlar için ne anlama gelebileceğini konuşuyorlar. Bu nedenle, ‘hap formunda bilgi’ ile saldırı zamanı şimdi. Demir sıcakken dövmek her zaman en iyisidir. Bu bölgeler özellikle geçim destek paketi, madde bağımlılığı ve Suriye mültecileri paketleri ile ilgileniyor. Şu anda kalan AK Parti kontrolündeki İstanbul ilçelerinden gerçek zamanlı dijital istihbarat topluyoruz.”
İddianameye göre, Gün’ün bu mesajlarla şikayetçi bölgeleri tespit ettiği ve bu bölgelerde hangi yönde çalışmalar yapılması gerektiği yönünde talimatlar verdiği belirtiliyor. Ayrıca, iktidarın çalışmalarının kötülenmesi ve dijital algı operasyonunun başlatılmasına dair talimatlar da mesajlarda yer alıyor.
Hüseyin Gün’ün diğer mesaj içeriklerinde ise Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyalarına yönelik önemli tavsiyeler verdiği görülüyor. İmamoğlu’nun kampanya sürecinde daha sakin olması gerektiği, iş ve özel hayatıyla ilgili hedef haline gelmesi durumunda nasıl hareket etmesi gerektiği gibi konulara değiniliyor.
Bir başka dikkat çekici mesajda ise günlük raporların düzenli olarak gönderildiği anlaşılıyor: “Günlük raporun sana daha önce gönderildiğine dair kanıt. En iyi yöntem, WhatsApp’ını her gün kontrol etmen ve raporu aldığını bana teyit etmen. Sözüm sözdür, sana her gün güncellemeler göndereceğim, aksi yönde bir bilgilendirme yapana kadar. Umarım bu mantıklı gelmiştir.”
İddianame, bu raporların seçim çalışmalarında kullanılmak üzere hazırlandığını ve Gün’ün İmamoğlu için slogan örnekleri dahi verdiğini işaret ediyor. Bu detaylar, siyasi stratejilerin ne denli incelikle planlandığını gözler önüne seriyor.
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.