Emine Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteğiyle genişleyen Şeyh Zayed Çocuk Evleri Sitesi’nin yeni birimlerinin açılışına katıldı. Konuşmasında Türkiye ile BAE arasındaki dostluk bağlarını vurgularken, devlet korumasındaki çocukların önemine, Gönül Elçileri projesinin başarısına ve özellikle Gazze’deki küresel çocuk krizine dikkat çekti. Programda çocuklarla yakından ilgilenen Erdoğan, aile kurumunun korunmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Bahçelievler’de yer alan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Şeyh Zayed Çocuk Evleri Sitesi’nin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Hükümetinin desteğiyle tamamlanan ek yaşam birimlerinin açılış programına katıldı. Coşkulu bir atmosferde gerçekleşen programda, Erdoğan’ın içten ve samimi sözleri dikkat çekti.
Erdoğan, programa katılmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, projenin hamisi Altesleri Şeyha Fatıma Bint Mubarek’e en derin şükranlarını sundu. “Bugün ne yazık ki aramızda değiller ancak kalbinin ve dualarının bizlerle olduğunu biliyorum,” sözleriyle Şeyha Fatıma’ya olan vefasını gösterdi.
Konuşmasında Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkilerin son yıllarda liderler düzeyinde güçlü bir ivme kazandığını belirten Emine Erdoğan, iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının her geçen gün daha da perçinlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Şeyh Zayed Çocuk Evleri’nin bu gönül birliğinin en kalıcı simgelerinden biri olduğuna olan inancını vurgulayarak, örnek işbirliklerinin artarak devam etmesi temennisinde bulundu.
Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a, BAE yetkililerine, projede emeği geçenlere ve kurumdaki çocuklara kol kanat geren her kademedeki fedakar personele içten teşekkürlerini iletti.
Programın en özel anlarından biri, Emine Erdoğan’ın kurumda kalan çocuklara seslenişiydi. “Sevgili çocuklar, sizleri burada görmekten çok mutlu olduğumu ve hepinizi ayrı ayrı çok sevdiğimi bilmenizi isterim. Sizler de programımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz,” sözleriyle çocukların yüreğine dokundu.
Türkiye’nin, insan onurunu merkeze alan ve her şartta çocuğun üstün yararını gözeten köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Ne zaman bir çocuk dara düşse, devletimiz tüm imkanlarıyla onun yanında yer alır,” dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kuruluş bakımı, koruyucu aile ve sosyal destek gibi farklı hizmet modelleriyle çocuklara güven içinde, sevgiyle büyüyebilecekleri bir ortam sağladığını ifade etti. Bugün, 15 bin 508 çocuğumuzun, kuruluşlarımızda devletimizin koruması altında olduğunu belirten Erdoğan, “Ancak şu bir gerçek ki, bir çocuk için ailenin manevi iklimi, her şeyin üzerindedir,” sözleriyle ailenin paha biçilmez değerine işaret etti.
Bu derin aile anlayışıyla 16 yıl önce kendi himayesinde Gönül Elçileri Projesi’ni başlattıklarını hatırlatan Emine Erdoğan, projenin temel amacını şöyle aktardı: “İstedik ki her evladımız kendini ait hissettiği bir aile ocağında büyüsün, kırık kalpleri aile sevgisiyle iyileşsin. Yüreğinde umudu, neşeyi taşısın, yarınlara küsmesin.”
Halkın bu çağrıya kayıtsız kalmadığını ve gönüllülük kültürünün ne denli güçlü olduğunu kanıtladığını belirten Erdoğan, çarpıcı istatistikler paylaştı: “2002 yılında sadece 515 çocuk koruyucu aile yanındayken, 2025 Aralık ayı sonu itibarıyla 10 bin 841 çocuğumuz, 9 bin 96 ailenin sıcak yuvasında sevgiyle büyüyor.” Bu evlatlarımızın 1207’sinin özel gereksinimli çocuklar olduğunu, ayrıca savaş mağduru 894 çocuğun da koruyucu aile yanında olduğunu ekledi. Bu rakamları “bakmaya doyulamayacak bir insaniyet tablosu” olarak niteleyen Erdoğan, bu başarının “İnsan insana emanettir” inancı ve “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ilkesinden beslendiğine inandığını dile getirdi. Koruyucu ailelerle sürekli iletişimde olduklarını ve onların özverisine defalarca tanık olduklarını da sözlerine ekledi.
Emine Erdoğan, çocuklara olan sevgilerinin yalnızca Türkiye’deki çocuklarla sınırlı olmadığını, çocuk haklarının iyileştirilmesine yönelik tüm uluslararası girişimlere ve Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülen çalışmalara her zaman gönülden destek verdiklerini ifade etti. UNICEF tarafından örnek proje gösterilen Gönül Elçileri projesini, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 79. Oturumunda düzenlenen etkinlikle küresel bir vicdan çağrısına dönüştürdüklerini hatırlattı. “Çünkü inanıyoruz ki dünya üzerindeki her çocuğu içine düştüğü çıkmazdan kurtarmak, insanlığın ortak mesuliyetidir. Ve istisnasız her çocuk, insanlık ailesine emanettir,” sözleriyle evrensel bir çağrı yaptı.
Artan küresel krizlerle birlikte dünya çocuk karnesinin ne yazık ki her geçen gün daha fazla kırık notla dolduğunu anlatan Erdoğan, yürek burkan veriler paylaştı: “Bugün, 473 milyondan fazla çocuk, yani her 6 çocuktan 1’i, çatışmalardan etkilenen bölgelerde yaşıyor. Göçe zorlanmış 50 milyondan fazla çocuk var. 2018-2024 yılları arasında 2 milyondan fazla çocuk hayata gözlerini mülteci olarak açtı. Bir vatana, bayrağa, toprağa ait olmak ne demek, hiç bilmediler.”
Konuşmasının en can alıcı noktalarından biri, Gazze’deki çocukların durumu oldu. Dünyadaki yetim çocuk sayısının 150 milyonu geçtiğini, bu rakamın büyük bir ülkenin nüfusuna denk olduğunu belirten Erdoğan, “Dünyada kolu kanadı kırık ne çok çocuk var değil mi?” diye sordu. Bu çocuklara henüz bir çözüm bulamamışken, modern tarihin en büyük yetim kriziyle karşı karşıya kalındığını vurguladı. “Gazze’de iki senede 54 bine yakın çocuk yetim kaldı. Orada daha önce eşi benzeri görülmemiş öyle bir vahşet yaşandı ki, sözlükteki hiçbir kelime olanları anlatmaya yetmedi. O yüzden yeni tanımlar icat edildi. Artık literatürde, ‘Hayatta Ailesi Kalmayan Yaralı Çocuk‘ diye bir ifade var,” sözleriyle yaşanan acıyı gözler önüne serdi.
Erdoğan, Gazze’deki çocukların bedenleri kadar ruhlarının da yara bere içinde olduğunu, anne babalarına sarılamadıkları, kardeşleriyle bir sofranın etrafında toplanamadıkları bir hayata mahkum olduklarını anlattı. Bakıma ve korunmaya en muhtaç oldukları yaşlarda tehlikelerle dolu bir dünyada yapayalnız olduklarını, açlığın silah olarak kullanıldığı, temel hizmetlerin yok edildiği bir zulümle yüzleştiklerini belirtti. “Bugün Gazze’nin bebekleri, dondurucu kış şartlarında, derme çatma bez çadırların içinde, gözlerimizin önünde soğuktan ölüyor,” diyerek dünyanın kayıtsızlığına isyan etti.
İnsanlığın çelişkisini çarpıcı bir örnekle dile getiren Emine Erdoğan, “Dünyadan 400 kilometre yukarıdaki yörüngede yaşanıp çalışılabilecek bir uzay istasyonu kuran insanlık, ne yazık ki yanı başımızdaki Gazze’de sığınılacak bir konteyner kent kuramadı.” dedi. Çocuk haklarının ancak, dünyanın tüm çocuklarının gözünden akan yaşın değeri eşit olduğunda gerçek mahiyetine kavuşabileceği mesajını verdi.
Ailenin güçlendirilmesi başlığının uluslararası gündemin merkezinde tutulmasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, dünyamızın savaş, ayrımcılık, yoksulluk, göç, iklim değişikliği gibi iç içe geçmiş küresel krizlerle dolu olduğunu ve en büyük bedelin çocuklar tarafından ödendiğini hatırlattı. “O nedenle geçici çözümleri değil, kalıcı değişimleri hedeflemeliyiz,” diyerek vizyoner bir bakış açısı sundu. “Unutmayalım ki, dünyanın neresinde olursa olsun, çocukların hayata sağlam köklerle bağlanabileceği yegane yer aile toprağıdır. O yüzden gelin, aile kurumunu küresel tehditlere karşı korumanın yollarını birlikte bulalım,” çağrısıyla konuşmasını sonlandırdı. Erdoğan, Şeyh Zayed Çocuk Evlerinin kapılarının, çocuklar için hayırlı ve aydınlık bir geleceğe açılmasını temenni etti.
Programda Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile BAE Devlet Bakanı Maitha Bint Salem Al Shamsi de birer konuşma yaparak anlamlı güne değer kattı.
Bakan Göktaş, koruma altındaki çocuklar tarafından Osmanlı kaftanlarının desen ve ihtişamını yansıtan kağıt rölyef yöntemiyle üç boyutlu tasarlanmış kıymetli bir çalışmayı Emine Erdoğan’a takdim etti. BAE Devlet Bakanı ise Şeyha Fatıma Bint Mubarek adına, BAE’nin doğal çevresi ile kentsel yaşamı arasındaki ilişkiyi yansıtan, sanatçı Asma Belhamar tarafından hazırlanan bir eseri günün anısına Emine Erdoğan’a hediye etti.
Kurumun girişinde çocukların çiçeklerle karşıladığı Emine Erdoğan, yerleşkede çocukların robotik kodlama, 3D yazıcı kullanımı, algoritma oluşturmaya yönelik düzenli olarak eğitimler aldığı Bilim ve Teknoloji Evi’ni gezdi. Burada, 2025 yılında gerçekleşen TEKNOFEST’e “Tarla Faresi” isimli proje ile katılarak finale kalan çocuklarla bir araya gelen Erdoğan, daha sonra 2025 yılında inşa edilen yeni grup evlerini ziyaret etti.
Grup evinde kendi elleriyle yaptıkları kek ve kurabiyeleri ikram eden çocuklarla keyifli bir sohbet gerçekleştiren Emine Erdoğan, çocukların evlerini tanıtarak yaptıkları resimleri de ilgiyle inceledi.
Nijerya Kadın İşleri ve Sosyal Kalkınma Bakanı Imaan Sulaiman-Ibrahim, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, iki ülkenin büyükelçileri, milletvekilleri, Birleşik Arap Emirlikleri devlet temsilcileri, belediye başkanları, kurum personelleri ve çocukların katıldığı programda, Çocuk Evleri’nde yetişen Muhammet Tekeş’in Kuran-ı Kerim tilaveti gerçekleştirmesinin ardından, “Aile Yılı” ile Şeyh Zayed ÇES’in tanıtım videoları gösterildi.
Kurumdaki çocuklardan oluşan halk oyunları ekibinin gösterisinin ardından, devlet koruması ve desteğiyle hayata güçlü adım atan Hülya Haska ve Fatih Başköy birer konuşma yaparak, kurumun hayatlarına nasıl dokunduğunu ve onlara umut ışığı olduğunu duygusal anlarla anlattı. BAE temsilcisi Mühendis Mohammed Ahmed Al Dhaheri’nin kurumda hayata geçirilen projelere ilişkin sunum yaptığı program, çekilen aile fotoğrafıyla sona erdi.
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.