Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Türkiye ile olan diyaloğun uluslararası güvenliğin pekiştirilmesindeki önemine vurgu yaptı. Enerji projelerinden bölgesel istikrara kadar birçok alanda Türkiye ile sıkı iş birliğini öven Zaharova, İran, Suriye, Kuzey Akım sabotajı ve tanker krizi gibi küresel meselelerde de Rusya’nın net duruşunu ortaya koydu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, başkent Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında, küresel diplomasi sahnesindeki birçok önemli konuya ışık tuttu. Zaharova’nın açıklamaları, özellikle Türkiye ile olan ilişkilerin uluslararası güvenliğin güçlendirilmesindeki kritik rolüne dair net bir mesaj verdi.
Zaharova, Türkiye’yi Rusya’nın sadece bir komşusu değil, aynı zamanda geniş bir yelpazedeki konularda yapıcı bir diyalog sürdürdüğü önemli bir ortağı olarak tanımladı. Bu ilişkinin, iki ülkenin refahına hizmet eden, karşılıklı fayda sağlayan projelerle perçinlendiğinin altını çizdi. Rusya’nın ikili işbirliğini derinleştirme konusundaki duruşunun değişmez olduğunu vurguladı.
Enerji sektöründeki devasa projelere özel bir parantez açan Zaharova, Mavi Akım doğal gaz boru hattının sorunsuz işleyişine dikkat çekti. TürkAkım’ın ise sadece Türk vatandaşlarına değil, pek çok Avrupa ülkesindeki tüketicilere de gaz ulaştıran stratejik bir damar olduğunu hatırlattı. Ayrıca, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinin Türkiye’nin nükleer sanayi vizyonuna önemli bir katkı sağladığını belirtti.
Zaharova, Türkiye ile Orta Doğu, Suriye, Libya ve Afganistan gibi çetrefilli bölgesel meselelerdeki yoğun temasların sürdüğünü kaydetti. Rusya-Türkiye arasındaki bu sıkı diyaloğun, ortak Karadeniz havzası da dahil olmak üzere uluslararası güvenliğin pekiştirilmesine ve Orta Doğu sorunlarına daha dengeli çözümler bulunmasına ciddi katkı sağladığına inandıklarını ifade etti.
ABD’nin İran’daki protestolar sırasında göstericilerin ölümünden sorumlu tuttuğu üst düzey İranlı yetkililere saldırılar düzenlemeyi planladığı yönündeki iddialara değinen Zaharova, Rusya’nın İran ile ilgili pozisyonunda bir değişiklik olmadığını belirtti. Moskova ve Tahran arasındaki yoğun siyasi diyaloğun birçok yönüyle yakından ilgilendiklerini, ancak bu süreçte sağduyunun hakim olmasını umduklarını dile getirdi.
Suriye’deki durumun yeni bir döneme girdiğini ve ülkenin desteğe ihtiyaç duyduğunu belirten Zaharova, Rusya’nın Suriye halkı ve yönetimine mevcut sorunların üstesinden gelmede yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade etti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ocak ayındaki görüşmesinde kuzeydoğu Suriye’deki durumun masaya yatırıldığını anımsattı.
Fırat bölgesinin çeşitli yerlerinde ateşkesin sağlanmasına rağmen çatışmaların devam etmesinden derin endişe duyduklarını aktaran Zaharova, sivillerin güvenliğinin öncelikli olduğunun altını çizdi. Suriye yönetiminin sivil halkı koruma niyetini desteklediklerini belirten Zaharova, ülkenin kuzeydoğusunda ve genelinde uzun vadeli istikrarın, Kürtler dahil tüm etnik ve dini grupların çıkarlarını gözeten geniş kapsamlı bir ulusal diyalog aracılığıyla sağlanabileceğini vurguladı. Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin kırmızı çizgi olduğunu da ekledi.
Fransa’nın “Grinch” adlı petrol tankerine el koymasıyla ilgili soruya Zaharova, geminin Marshall Adaları’nda kayıtlı bir şirkete ait olduğunu ve Rusya ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını açıkladı. Fransa’nın Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarına dayanarak gemilere el koymasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan sözcü, tek taraflı yaptırımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve açık denizde gemilere el koyma gerekçesi oluşturamayacağını belirtti. Rusya’nın Rus bayraklı gemilerin korunması için gerekli tüm adımları atacağını da sözlerine ekledi.
Kuzey Akım boru hatlarına yönelik sabotajla ilgili şeffaf bir soruşturma yapılması gerektiğini tekrarlayan Zaharova, bu olayın arkasında sadece Ukrayna’nın değil, Batı’nın da olabileceğine dair güçlü işaretler olduğunu belirtti. Zaharova, “Bizi ve dünyayı, bunun arkasında sadece Ukraynalıların olduğu konusunda ikna etme girişimlerini reddediyoruz. Bu olayda Batılı istihbaratının da yer aldığı senaryonun titizlikle incelenmesi gerekiyor” ifadelerini kullanarak, bu bağlamda gerekli adımları attıklarını bildirdi.
AB’nin Rusya’dan doğal gaz ithalatını 2027 sonbaharına kadar sonlandırma kararını değerlendiren Zaharova, Rusya’nın uzun süredir doğal gazı Asya başta olmak üzere yeni oluşan ekonomik merkezlere yönlendirdiğini hatırlattı. Zengezur Koridoru olarak da bilinen Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası’na Rusya’nın katılmasıyla ilgili seçenekleri değerlendirmeye hazır olduklarını dile getirdi.
Sözcü Zaharova, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i Ukrayna konusunda Batı’nın propagandasını yaymakla eleştirdi ve BM’nin tarafsız rolünü sorguladı.
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.