Bakan Murat Kurum, TBMM’deki sunumunda Türkiye’nin barınma hakkına verdiği önemi ve deprem sonrası yürütülen devasa konut hamlesini anlattı. Sosyal konut projelerinden kentsel dönüşüme uzanan çalışmalarla, güvenli ve mutlu yaşam alanları inşa etme hedefi vurgulandı. Bu vizyon, iklim göçlerinden deprem felaketine uzanan çetrefilli süreçte yeni bir Türkiye’yi inşa etme vaadi taşıyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, önemli bir gündemle toplandı. AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık başkanlığındaki toplantıda, barınma hakkının sadece dört duvardan ibaret olmadığını, insan onuruna yakışır bir yaşamın, huzurun ve güvenliğin temeli olduğunu vurguladı. Yanık, Anayasa’nın ve uluslararası belgelerin de devlete bu konuda açıkça görevler yüklediğini hatırlatarak, 6 Şubat depremlerinin ardından Komisyon’un sahada yürüttüğü titiz çalışmaları aktardı.
Depremzedelerin kalıcı yuvalarına kavuşmasının verdiği sevincin, sadece bir inşaat başarısı değil, aynı zamanda insan onurunun ve güven duygusunun yeniden inşası anlamına geldiğini dile getiren Yanık, bu süreçte emeği geçen başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve tüm Bakanlık personeline teşekkür etti.
Bakan Kurum, Komisyon’a sunduğu “Temel İnsan Hakları Kapsamında Barınma Hakkı ve Bakanlığın Çalışmaları” başlıklı sunumunda, küresel ve yerel dinamiklerin konut ihtiyacını nasıl tetiklediğini gözler önüne serdi. Özellikle COVID-19 salgınıyla yükselen erişilebilir konut talebinin, iklim değişikliğiyle daha da çetrefilli bir hal aldığını belirtti. Kurum, 2025 yılına gelindiğinde iklim göçmenlerinin sayısının 250 milyonu bulacağını ifade ederek, Türkiye’nin yakın coğrafyasındaki çatışmalar ve asrın felaketi olarak nitelendirilen depremin de konut talebini derinden etkilediğini dile getirdi.
Bakan Kurum, bu devasa talebi karşılamak ve ev sahibi olma oranını zirveye taşımak için tüm imkanların seferber edildiğini vurguladı. Türkiye’nin inşaat sektöründeki küresel gücüne dikkat çeken Kurum, en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması arasında 45 Türk firmasıyla dünya ikincisi olmanın gururunu paylaştı. Bu gücün, afetlerde ve projelerde en etkin şekilde kullanıldığını kaydetti.
6 Şubat 2023 depremlerinin 11 ili etkileyerek 53 binden fazla canımızı aldığını hatırlatan Bakan Kurum, bu felaketin doğrudan 104 milyar dolar, dolaylı olarak ise 150 milyar dolarlık yıkıcı bir maliyetle karşı karşıya bıraktığını açıkladı. Ancak Türkiye’nin bu sarsıcı felakete karşı hızla aksiyon aldığını belirtti:
“Afet bölgesinde üçüncü, dördüncü gün itibarıyla yeni yerleşim yerlerinin çalışmalarına başladık ve 15’inci günde ilk temelimizi attık. İlk evimizi ise 45’inci gününde teslim ettik.“
Bu kararlı çalışmaların meyvesini verdiğini belirten Kurum, Hatay’da düzenlenen törenle 455 bininci konutun anahtarının hak sahibine teslim edildiğini müjdeledi. Sadece şehirlerin değil, köylerin de ayağa kaldırıldığını vurgulayan Bakan, 11 ildeki 4 bin 333 köyde 62 bin yeni köy evinin inşa edildiğini kaydetti. Üstyapının yanı sıra 11 bin kilometrelik altyapı çalışmalarıyla da şehirlerin eskisinden daha güçlü, daha modern ve daha yaşanabilir hale getirildiğini ifade etti.
Türkiye nüfusunun yüzde 70’e yakınının deprem riskli bölgelerde yaşadığı gerçeğine dikkat çeken Bakan Kurum, afete hazırlık kapsamında yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarının hayati önemine değindi. Bugüne dek 2 milyon 510 bin bağımsız bölümün dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdiklerini aktardı. İstanbul’un bu dönüşümdeki kilit rolünü vurgulayan Kurum, “Yarısı Bizden Kampanyası” ile megakentte 78 bin bağımsız birimin dönüşümünü hızlandırdıklarını ve siyaset üstü bir anlayışla 39 belediyenin tamamıyla iş birliği içinde olduklarını belirtti.
Sağlam konutlara ve dirençli şehirlere giden yolun en önemli duraklarından birinin de sosyal konut projeleri olduğunu söyleyen Bakan Kurum, TOKİ eliyle bugüne kadar 1 milyon 750 bin sosyal konutu milletin hizmetine sunduklarını açıkladı. “Ev Sahibi Türkiye” sloganıyla hayata geçirilen devasa 500 bin sosyal konut projesine 5 milyondan fazla vatandaşın başvurduğunu anımsatan Kurum, sürecin hızla ilerlediğini belirtti:
“24 yıldır yaptığımız gibi sözümüzün arkasındayız. Şu ana kadar 26 ilde kuralar çekildi ve 96 bin 272 hak sahibi belirlendi. Mart ayında tüm kuraları tamamlayacak ve 2027 Mart ayında da evlerimizi teslim etmeye başlayacağız.“
Bakan Kurum, ev sahibi olmayan tek bir vatandaş kalmayana dek sosyal konut üretimini sürdüreceklerini, bu yolda tüm imkanları seferber ettiklerini dile getirdi. “Gayrimenkul Sertifikası” ve “Emlak Katılım Yatırım Finansmanı” gibi yenilikçi araçlarla sürdürülebilir bir konut piyasası oluşturduklarını aktardı. Türkiye’nin bu alandaki güçlü kurumsal kapasitesinin dünya tarafından takdirle izlendiğini ifade etti.
Özellikle yüksek kira ve hayat pahalılığına karşı vatandaşın lehine sonuç doğuracak tedbirler aldıklarını vurgulayan Kurum, emeklilerin ve gençlerin ev sahibi olma umutlarını canlı tutmanın, geleceğe dair inancı pekiştirmenin önemine işaret etti. Sadece konut inşa etmediklerini, aynı zamanda sürdürülebilir şehircilik anlayışıyla çağdaş kent ortamları oluşturduklarını belirtti.
Konuşmasını, “Türkiye Yüzyılı’nı güvenli evlerin, mutlu ailelerin ve güçlü şehirlerin yüzyılı yapacağız” sözleriyle noktalayan Bakan Kurum, “Asrın İnşası”nda yazılan başarı hikayesinin, yeni projelerle zirveye taşınacağına olan inancını dile getirdi. Toplantı, milletvekillerinin görüş ve sorularıyla devam etti.
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.