Merkez Bankası’nın Kuruluşu ve İlk Yılları Birinci Dünya Savaşı sonrası, ülkelerin kendi para politikalarını belirleme isteği ve Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasıyla ekonomik bağımsızlığın güçlenmesi amacıyla Merkez Bankası’nın kurulması fikri ortaya çıktı….
Birinci Dünya Savaşı sonrası, ülkelerin kendi para politikalarını belirleme isteği ve Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasıyla ekonomik bağımsızlığın güçlenmesi amacıyla Merkez Bankası’nın kurulması fikri ortaya çıktı. 1923 İzmir İktisat Kongresi’nde “milli devlet bankası” kurulması önerildi. Dönemin Maliye Bakanı Abdülhalik Renda’nın 1927’de sunduğu kanun tasarısı kabul edilerek Merkez Bankası’nın temelleri atıldı.
1931’de kurulan Merkez Bankası, 94. yıl dönümünü kutluyor. 1940’lı yıllarda savaşın etkileriyle mücadele ederken, 1950’li yıllarda ekonomik büyümeyi desteklemek için kaynak sağladı. 1960’lı yıllarda genişlemeci para politikaları izleyerek ekonomiye destek oldu. 1970’te yeni bir döneme girerek yapısal değişikliklere gitti.
1980’lerde başlayan ekonomik gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve Merkez Bankası için dönüm noktası oldu. 1980’de alınan kararlarla yapısal dönüşüm başlatıldı. 2000’li yıllarda enflasyon hedeflemesi rejimi uygulanmaya başlandı. 2009’da ise Türk lirası kuruşlarla birlikte tedavüle çıkarıldı.
Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlama amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Banka’nın sermayesi 25 bin lira olarak 250 bin adet hisseye ayrılmış durumda. Geçen yıl sonu itibarıyla hisselerin dağılımı şu şekilde: (A) hisseleri yüzde 55,12, (B) hisseleri yüzde 23,25, (C) hisseleri yüzde 2,51 ve (D) hisseleri yüzde 19,12.
Kuruluşundan bugüne kadar Merkez Bankası’nın başkanlık görevini 27 kişi üstlendi. İlk başkan Selahattin Çam’dan günümüzdeki başkan Yaşar Fatih Karahan’a kadar birçok isim Banka’nın yönetiminde bulundu.
En güncel teknoloji haberleri, ürün incelemeleri ve sektördeki yenilikleri takip edebileceğiniz güvenilir bir kaynaktır. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek, okuyucularına doğru ve tarafsız bilgi sunmayı hedefler.